61243

BENİ ONLARA VERME

"Sadece bir kere bile sebepsiz yere hüzünlendiysen, bütün hayatın boyunca bilmeden öyle olmuşsundur. -E.M.Cioran" (Syf/77)
 
Tarık Tufan içinde aşkı da, nefreti de, sevgiyi de, şiddeti de barındıran, zenginlik yüzü görmeyen ama yoksul haline alışmış, mutluluk, refah nedir pek bilmeyen ama kendi halinde yuvarlanıp giden, herkes tarafından sevgiyle bağrına basılmayan ama mahalleli tarafından sahiplenilmiş bir semtin, her şehirde mutlaka bulunan 'o semtin' yaşanmışlıklarını anlatıyor Beni Onlara Verme'de.
 
Hikayeler akıcı bir dile sahip, etkileyiciler de; ama karanlık bir anlatım hakim, hatta zaman zaman boğucu. Çünkü anlatmak istediği hayatlar da günlük güneşlik değil, çünkü o hayatlar karanlık masallarımız aslında... Böyle mahalle kahvesinde oturmuş bir adam, her şeyi olduğu gibi anlatıyor sanki. Bir o komşudan bahsediyor, bir yandakinin oğlundan, bir filancanın kızından. Sen de oturmuş dinliyorsun. Hani öyle iç açıcı hikâyeler değiller, hepsi acı, hepsi hüzün ama hepsi gerçek, dinlerken hissediyorsun. Elini omzuna koyup "üzülme be, bunlar da geçer" diyesin geliyor bazen ama, içinden üzülüp, küfürü basıp geçiyorsun.
 
Biliyorsun, belki senin oturduğun yerde olmasa da çok uzakta değil, başka bir semtte yaşanıyor bunlar. Biliyorsun, tamamen hayal ürünü değiller. Biliyorsun çünkü her gün sağdan soldan duyuyor, haberlerde izliyor, gazetelerin üçüncü sayfalarında benzer olayları okuyorsun. Ve bunu bilmek daha da etkiliyor seni okurken.
 
Velhasıl-ı kelam, akıcılığını ve sürükleyiciliğini karanlık dilinden ve yaşanmışlık hissinden alan, okurken her biri içimde bir yerlere dokunan bu hikâyeleri ben çok sevdim. Tarık Tufan'ın kalemiyle ilk kez bu kitapla tanıştım, ancak Beni Onlara Verme, bu görüşmemizin son olmayacağını garantiledi."
•••
@mybookheaven
 #1kitap1tanıtım
#1kitap1fotograf
#kitap
#TarıkTufan
#ProfilKitap