61243

İÇİMİZDEKİ ŞEYTAN

@merrvearss: Sabahattin Ali'nin en okunması gereken kitaplarından biridir İçimizdeki Şeytan. Okurken ciddi anlamda kendimi bulduğum satırlarla karşılaştım. Okurken yalnız kendinizi değil çevrenizdeki insanları da bulduğunuz bir kitap. Macide ile Ömer'in mehtabı izlediği yerdeki konuşmaları ve kitabın sonunda Ömer'in kendine dair tahlilleri beni en çok etkileyen iki kısım oldu. Ne yazık ki etrafımızda Ömer gibi yaptıklarını başka şeylere yükleyen insan çok... Diğer yandan Ömer gibi yaptıklarını kabul eden de bir o kadar az hatta belki yok. Kitap boyunca Ömer güçsüz bir karaktermiş gibi görünse de belki bütün karakterlerden daha güçlüydü. Sona yaklaşırken daha da heyecanlandığım bir kitaptı. Bu dünyadan bir Sabahattin Ali geçti, bunun kıymetinin her daim bilinmesi dileğiyle.
 
@seydayz: Ömer in hataları ve karakterinin el verdiği şeyler için içindeki şeytanı suçlaması ve bunların sonucuna katlanması hemen kabullenmesi Ömer’in zayıf noktasıydı. Kitapta olan genel karakterlerin kendi içlerinde yaptıkları detaylı öz eleştiriler çok ilgi çekici. Ömer in kendini ifade ediş biçiminde tam anlamıyla karakteri sanki tanıyormuş gibi hissettirdi. Verilen mesaj güzel ama aman aman diyeceğim bir konu değil. Okumaya pişman olunmayan bir kitap. Herkese iyi okumalar.
 
@durdane.tunc: Öncelikle kitabı çok beğendiğimi belirtmek istiyorum. Açıkçası oylama sırasında bu kitabı çokta istememiştim. Ama okuduktan sonra ne kadar yanıldığımı gördüm. Özellikle Ömer'in bazı düşüncelerinde kendimi gördüm. Macide ile mehtap izlemeye çıktıkları gece söyledikleri hala aklımda. Okur okumaz odamdan koşup ayı izlemeye gitmiştim. Sahiden niye geldik bu dünyaya? Okul, iş, ev üçgeni içinde gidip gelmek için mi? Kaç kere kafamızı kaldırıp gökyüzüne bakıyoruz? Gözümüzün önündeki güzellikleri görmeden yaşayıp gidiyoruz. Bu konuda dünyada adım atmadığı yer kalmamasını isteyen biri olarak Ömer’le o kadar hem fikirim ki. Bence herkes ömründe bir kerede olsa oturup ayı izlemeli, görebildiği kadar yer görmeli, doğanın kıymetini sonuna kadar bilmeli. Ayrıca Ömer'in yaptıklarından hemen pişman olması, yanlış yaptığının farkına varması ve karşındakinin gönlünü almaya çalışması çok hoşuma gitti. Günümüzde o kadar çok insan var ki bunu başaramayan… Fakat yaptığı hatalar için içindeki şeytanı suçlaması da bir o kadar yanlış geldi. Bu bize verilen iradeyi yok saymak olur. Evet, hepimizin nefsi var ama bunu kontrol etmek bizim elimizde. Eğer bunun için içimizdeki şeytanı suçlayacak olursak bu yaptığımız hatanın sorumluluğundan kaçmaktan başka bir şey olmaz. Son olarak kitapta ben en çok etkileyen bölüm ise Ömer'in Hafız Hüsamettin Efendiden tehditle para istediği zaman Hafızın söylediği sözler. Dünyada iyi insanlar olduğuna dair umudunu yitirdiği o an... Hüsamettin Efendi 1940'lı yıllarda bile umudunu yitirebildiyse vay bizim halimize...
 
Gülşen: Okuduğum 5. Sabahattin Ali kitabıydı. Diğer tüm kitaplarında yaşadığım gibi bu kitabın sonu da şaşırtıcı bir biçimde bitti. Kitapta yer alan Ömer, Macide ve Bedri’nin yaptığı içsel konuşmalar beni en çok etkileyen kısımlar oldu. Kitaptaki karakterlerin her insanın kendi de bulabileceği özellikleri mevcut. Kitaptaki karakterlerin yaptığı çarpıcı eleştiriler bizleri insanları sorgulamaya sevk ediyor. Kitap 1940’larda yazılmasına rağmen günümüzün düşünce hayatı ile de benzer özellikler taşıyor.
 
@aknakdnz: Sabahattin Ali'nin 1940 yazımı "İçinizdeki Şeytan" kitabı, ne istediğine karar veremeyen ama yaptığı her kötü şeyi kendisinin değil içindeki şeytanın yaptığına inanan Ömer'in hayatı etrafında geçiyor. Sevdiği kız ile geçim çabaları, dönemin aydın geçinen kesimlerinin içi boşluğu... Duyuları çok derinden hissettiren bu sıcak romanı bir solukta bitiriveriyorsunuz. İçimizde ki şeytan kitabını çok sevmemim asıl nedeni Ömer’i kendime benzetmem... Evet, ben iyi insan olmak için elimden geleni yapıyorum ama içimde biri var bütün kötülükleri o yapıyor! Gerçi yaptığım kötülükler kendime zarar vermekten öteye gitmiyor neyse ki... İyi okumalar...
 
Abdül Kadir: Bir gün bir yerde okumuştum. Bir insanı seviyorsan ona Sabahattin Ali kitabı hediye et, eğer onu çok seviyorsan ona iki tane Sabahattin Ali kitabı hediye et. O zamanlar pek dikkatimi çekmedi ve böyle bir yazarı okumamak benim ayıbım oldu. Kitabın ilk eleştirilerini okuyup kitaptan biraz irkildim ama okumaya başladığımda yoksul ve yalnız iki gencin çatışmalı aşk hikâyesi hem de bir siyâsi hikâye olması ve hayatın içinde sanki bir yerden biliyormuşum gibi kitabın insanı içine çekmesi hoşuma gitti. Sonrasında ise kendimi yaptığım içimdeki insanı bile sorgulattı kitap bana hatalarımı bile fark ettirdi belki de felsefi ve eleştiri yönü ağır bastı. Okullarda böyle eserlerin keşke okutulması sağlansa... Kitapta değineceğim hoşuma giden bir başka konu ise Macide adlı kadın karakterimizin güçlü olarak yansıtılması toplumuzda ki güncel olduğu için dikkatimi çeken bir husus oldu. Kitapta ki birçok paragraf bana ülkemizin içinde bulunduğu birçok durumu da size özetleyebilir. Anlayacağınız arkadaşlar bu kitabı okuyun 15 TL’nin altına bulabileceğiniz harika bir kitap. Mükemmel bir kitap ve bitince " Keşke daha çok yaşasaydı da daha çok roman yazsaydı böyle kaliteli kitaplar daha çok okusaydık dedim. " Ruhu Şad Olsun. Ve son bir husus hiç İstanbul’a gitmeyen veyahut özleyen arkadaşlar kitap sizi İstanbul’a şöyle güzel bir turlayıp getirebilir.