61243

Haziran Vitrini: Abdurrahim Karakoç

ABDURRAHİM KARAKOÇ
Türk edebiyatının en donanımlı şairlerinden biri olan Abdurrahim Karakoç 7 Nisan 1932 yılında Kahramanmaraş’ta dünyaya gelmiştir. Karakoç’un şiir merakı küçük yaşlardan gelmektedir. Şiire merakının bir sebebi de ailesinden dedesi, babası ve kardeşlerinin şair olmasıdır. 100’e yakın şiiri, sade ve sıcak üslubu ile gönüllerde taht kurmuş bir isimdir.  İlk yazdığı şiirleri iki kitap olacak hacimde iken beğenmeyip yakmıştır. Şiirlerinde esas olarak insanı ele alan şair, şiirleri yüzünden otuza yakın mahkemeye verilmiş fakat hepsinden beraat etmiştir. Çıkardığı dergiler ve yazdığı eserlerle yakın dönem şairleri arasında üstat kabul edilen Karakoç, toplumsal sıkıntıları profesyonel bir dille eleştirmiştir. Bu sebeple özgünlüğü ve başarıları kalıcılık sağlamıştır. Şiirlerinden pek çoğu bestelenmiş ve hemen hepsi de hafızalarda yer etmiştir. Bunlardan biri hepimizin bildiği Mihriban türküsüdür. 1960 yılında yaşadığı ölümsüz aşkı, kelimelerle ebedi kılan Abdurrahim Karakoç’un gerçek adını gizleyip, ‘’Mihriban’’ diye seslendiği o güzel Anadolu kızının hikâyesidir. Köyde düğün olacaktır, civardan misafirler gelmeye başlamıştır. Karakoç, köyünde komşunun düğününe gelen bir genç kız görür. Tanışmak nasip olur, şefkatli, merhametli, muhabbetli,  güler yüzlü, yumuşak huylu manasında ki mihribandır bu. Misafirlikleri ilerledikçe aşk da ilerler. Karakoç, bir sabah kalkar ve Mihriban adını koyduğu sevdalısını görmeye gider, fakat misafirler dönmüştür. Dünyası değişmiş, hayat manasızlaşmış, aşk acısı yüreğini yakmıştır. Bu halini gören ailesi kızı bulmak için Maraş’a gider, uzun aramadan sonra kızı bulur ve isterler. Önce, kız küçük bahanesini öne sürerler. Ama aile ısrarcıdır. Bunun üzerine gerçeği öğrenirler. Kız nişanlıdır.. Ailesinin halinden olumsuzluğu sezen Karakoç, durumu öğrenince: ‘’Bir daha bu evde ismi anılmayacak ve konusu geçmeyecek.’’der. 7 yıl sonra aşk ateşinin sönmediği anlaşılmıştır. Mihriban şiiri türküye dönüşünce duymayan kalmaz, tabi Mihriban da. Bunun üzerine Mihriban bir mektup yazar. Mihriban’dan aldığı ‘’unutmak kolay değil’’ başlıklı mektup üzerine Karakoç şiirin devamını yazmıştır.
‘’Unutmak kolay mı?’’ deme,
Unutursun Mihriban’ım.
Oğlun, kızın olsun hele.
Unutursun Mihriban’ım.
7 Haziran 2012 günü kırk altı gün süresince tedavi gördüğü hastanede hayata veda etmiştir.