61243

Nisan Vitrini: Cahit Zarifoğlu

BUZDAN BİR HAYATTAN GÜNEŞE YAKLAŞAN BİR SICAKLIK:
ABDURRAHMAN CAHİT ZARİFOĞLU

1940 yılında Ankara´da Maraşlı bir ailenin çocuğu olarak bir zarif adam dünyaya gelir. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini Siverek, Ankara, Kızılcahamam ve Kahramanmaraş´ta tamamlar. Kendisini ‘’aslen Maraşlıyım’’ diye tanımlayan Zarifoğlu ‘kara mektep’ diye bilinen Kahramanmaraş Lisesindeyken şiir ve kompozisyonlar yazarak edebiyatla tanışır. Kendi değişiyle usta hikayeci Rasim Özdenören, şair Erdem Bayazıt, şair Alaeddin Özdenören ile aynı sıralarda okur. Uzayan bir lise eğitiminin ardından İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatını bitirir.
Kendisine özgü şiiriyle tanınan Zarifoğlu’nda şairlik bir mizaçtır. Şiiri dıştan çok içe dönük bir anlatıma yönelir.
Şiirlerini Papirüs, Yeni Dergi, Türk Dili ve Soyut gibi edebiyat dergilerinde yayımlar. Nihayet söz konusu edebiyat dergilerinde yayınlamış olan şiirlerini kitaplaştırmak ister. Borç,dert ve aç kalma pahasına şiirlerini kitaplaştırır. Zarifoğlu’nun ‘’İşaret Çocukları’’yla başlayan şiir serüveni ‘’Yedi Güzel Adam’’la sürer.
‘’Bir yerde çok titiz bir insanım, bir bakıma da titiz değilim. Görünüşte bir düzensizlik içindeyim; ama her şey zihnimde benim de şaşırdığım bir disiplin ve düzen içindedir. Şu masanın halini görüyorsun. Çekmeceler de öyle; ama söyleyin bir şey, onu gözüm kapalı çıkarayım. Hayatım da öyle, bir telaş içinde parçalanmış gibiyim. Ama saati saatine programlanmışımdır. Şiiri de ne zaman yazacağımı bilmiyorum. Memur gibi, durum öyle gerektiriyor.’’ Diye anlatıyor kendini.
Cahit Zarifoğlu, yaşadığı süre içinde ‘’yaşamak’’ olgusunu hakkıyla tanımış ve tanımlamış bir insandır. Zarifoğlu; her yönüyle insan, her yönüyle sanatçı, her yönüyle eş, her yönüyle babadır. Belki de hatırlanan, boşluğu daima hissedilen insan olmanın ölçüsü budur. Maksat boş bir kağıdı göze hoş gelen desenlerle doldurmak değil; yürekteki, sokaktaki, evdeki ve kağıttaki desenleri denk getirmekmiş. Onun içindir ki sanatçı ardında ‘’zarif’’ bir gölge bırakmıştır.
1986 yılında son şiir kitabı olan ‘’Korku ve Yakarış’’ yayınlanır. Böylelikle hayatın bütün inceliklerini kuşanmış bir zarif insan, bir şiirsel yürek olarak Menziller’ den sonra ‘’Korku ve Yakarış’ ın şiirini yazmıştır. Yaşamakla ölüm arasında, korku ve ümidi bir yay gibi geren, gerdikçe daha bir zarifleşen, şiirleşen ve gizemli bir dünyanın fotoğrafını çekmeyi başaran Zarifoğlu, 1987 yılı başında rahatsızlanır ve 7 Haziran 1987’ de Rahmet-i Rahman’a kavuşur.
Ve bu dünyadan zarif bir adam geçip, gider..